
>
|
Bayram alışverişinde dikkat!!!

Jelatinli şekerde domuz katkısı tehlikesi
Üzerinde sığır ya da yenilebilir jelatin ile örütelmiş ibaresi bulunan şekerlerin domuz jelatini ile yapılmış olabileceği iddia ediliyor. |
| 03 Ekim 2007 23:26 |
| |
|
Ramazan Bayramı'nın yaklaşmasıyla vatandaşlar da, misafirlere sunmak için şeker ve çikolata alışverişine başladı. Tüketiciler Birliği ise özellikle çocukların çok sevdiği jelatinli şekerlerde domuz katkısı olabileceği konusunda tüketicileri uyarıyor.
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Kemal Özer, özellikle çocukların çok sevdiği yumuşak şekerlerin üzerinde 'yenilebilir ya da sığır jelatini' ibarelerinin yazdığını ancak bunların birçoğunun gerçeği yansıtmadığını iddia ederek, "Jelatinin üretildiği yerin yazılmaması nedeniyle menşei bilinemiyor. Bu tür şekerlerin üzerinde 'Ürünlerimizin hiçbirinde domuz eti ve yağı yoktur' ibaresi de yer alıyor. Ama birçok üründe bu gerçeği yansıtmıyor ve gerçeği gizlemek amacıyla bu ibareler kullanılıyor.
Jelatin, sığır, domuz, tavuk ve balıkların kemik, sakatat ve derilerinden üretiliyor ve dünyada bu jelatini üreten sadece 6 ülke var. Bunlar Brezilya, Danimarka, Çin, Kanada, Hindistan ve Pakistan. Bu ülkelerden sadece Pakistan'da sığır jelatini üretiliyor ve İslami usullere uygun kesim yapılarak üretiliyor. Ancak o ülkenin de üretim kapasitesi az ve talebi karşılamaktan çok uzak. Diğer ülkelerde ise sığırın az ve pahalı olması ve domuzun bol ve ucuz olması nedeniyle ağırlıklı olarak domuz jelatini üretiliyor. Bu jelatinlerde ucuz olması nedeniyle şeker üreten firmalarca tercih edilebiliyor" dedi.
Şeker almak isteyen vatandaşları uyaran Kemal Özer, "Vatandaşlarımız, şekerin içeriklerini çok iyi incelemeli ve yeterince aydınlatıcı bilgi verilmeyen ürünleri kesinlikle almamalıdır. Birçok firma alışılagelmiş biçimde ürünlerinin üzerine domuz ve domuz ürünü ile alkol katkısı yoktur yazıyor. Ama birçoğu incelendiğinde içeriğinde domuz jelatini olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle gerek sığır, gerekse domuz jelatini kullanılsın vatandaşlarımız bu tür ürünleri alırken çok dikkatli olmalıdır" şeklinde konuştu.
Vatandaşların şeker alırken dikkat etmeleri gereken konuları da belirten Özer, "Şekerlerin bir kısmında ise, şeker yerine suni tatlandırıcılar kullanılıyor. Bu nedenle şekerleme ürünlerinin doğal şeker içermesine dikkat edilmelidir. Çikolata ve şeker yerine hurma, badem, fındık, dut kurusu, kaysı kurusu gibi sağlıklı ve besleyici yiyeceklerin ikram edilmesini tavsiye ediyoruz" diye konuştu. |
|
Tarih: 11:41, 4/10/2007 Kategori: neler oluyor |
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Başörtüsü Anketinin Çarpıcı Sonuçları
Mehmet Ali Birand ve Rıdvan Akar'ın hazırladığı 32. Gün ve A&G araştırma şirketinin ortak çalışmasıyla yapılan ankette halkın yüzde 73,7'si üniversitelerdeki türban yasağının kaldırılmasını istedi.
Muhafazakârlık ve yeni sivil anayasaya bakış açısını ortaya koyan araştırmada başörtüsü konusunda çıkan sonuçlara göre halkın yüzde 70'i türbanı siyasî simge olarak görmüyor. Türkiye'de her yüz kadından 61'i başını kapatıyor. Halkın yüzde 70,5'i ise Cumhurbaşkanı'nın eşinin türbanlı olmasının sorun olmadığı görüşünde.
32. Gün, sezonun ilk programında yapılan araştırmanın sonuçlarını ekrana getirdi. Ankete verilen cevaplarda, yasakların kaldırılması ve özgürlüklerin genişletilmesinde gençlerin yaşlılara oranla daha radikal olduğu görüldü. 18-27 yaş grubundaki gençler, üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasını orta ve üst yaş gruplarından daha fazla istiyor. Başörtüsünün siyasi simge olup olmadığıyla ilgili verilen cevaplar siyasi tercihlere göre farklılık gösteriyor. AK Partililerin yüzde 87,4'ü, MHP'lilerin yüzde 74,6'sı, DTP'lilerin yüzde 70,8'i hayır derken, CHP seçmeninin yüzde 55,2'si türbanı siyasi simge olarak görüyor.
Mehmet Ali Birand tarafından sunulan programda 32. Gün ve A&G araştırma şirketinin ortak çalışmasında çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Anket çalışması; 21-23 Eylül 2007 tarihleri arasında Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinde, 38 il ve 128 ilçede, bunlara bağlı 157 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 924'ü kadın toplam 1863 denekle hanelerde yüz yüze görüşme metoduyla yapıldı.

|
Tarih: 13:10, 2/10/2007 Kategori: neler oluyor |
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|