hayat ve memat - Blogcu


hayat ve memat

Hakkımda

Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammedsiz Muhabbetten ne hasıl:)


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ
* BEYAN
* SONPEYGAMBER
* KURAN DİNLE
* HAYATÇİZGİLERİ

Kategoriler

  • bendekiler
  • bilimsel
  • cocukgelisimi
  • Dua
  • Efendimiz
  • evlilik
  • hadis
  • kissadan hisse
  • mehmetcik
  • meyve ile sifa
  • namaz
  • neler oluyor
  • onemlisahsiyetler
  • Rabbimiz
  • ramazan
  • resim_foto
  • saglik
  • siir

  • hayat köşesi
    ARKADAŞLARIM
    ebrar06
    medreseizehra
    ucarsu
    mucahid23
    esmerbuluta
    esser
    mycandostu
    efrasyap
    sadakat
    1984nilufer
    yunuss
    nstar
    yunali
    kardelence
    ASFUR
    siyahpatya
    sahra1
    halime
    guldostlar
    zahide06
    rumuzsehadet
    efsaneesra
    erdemselvi
    1982fatma
    ulkuodabas
    konjenital
    IsI
    Serinmavi
    marsli
    nakkash
    nsmc
    neslinursema1
    haticane
    neslinursema3
    sumeyye2
    saef
    ipekkozasi
    mehmetyagiz
    dilaran
    neslinursema2
    neslinursema
    memnunca
    hnysf
    EmineDantelOrgu
    velisolmaz
    H2SO4
    ahsennur
    alyazmalim
    meryemcim
    calmevie
    hanifioner1
    sevener
    esin
    lasnu
    LAMBORGHINI
    mavizara
    nurubahce
    gozum
    eglencebahcesi
    hassasadam
    gazeteoku
    hayatcizgileri
    darulislam
    siirlihayat
    USTAD
    vahip
    yunuskose
    beyzadem23
    aeb23
    serdarhulaku
    gurunms
    djazemimm87
    sonsuzlukkervani
    birparcaozgurluk
    siiryarismasi
    webmasterkaynaklari
    cimkim
    hasanbeyan
    zerirem
    ONLARuyurken
    baharimol
    nihatkaya
    hzbayram
    psikolojist
    sudenaz002
    hakikatinmerkezi
    hayatnerede
    190358
    00yedi
    bahceninsesi
    teknikpcdersleri
    tubadursun
    yorulmaz44
    saclariniz
    fiberoptikci
    sezgim295
    kesintisizguckaynagi
    farenjitnedir
    sumeyyeyaman

    >

    İnsan için yaratılmış nimetlerden birisi KAYISI

    http://www.gulhansen.net/wp-content/kayisi.jpg

     

    Ülkemizin birçok bölgesinde kayısı yetiştirilmektedir. Ancak, Malatya hem yetiştirilen miktar, hem de kalite itibarıyla ülkemizde kayısıyla ön plâna çıkan bir şehirdir. 1655 ilkbaharında Malatya’ya gelen ünlü seyyah Evliya Çelebi, 53 bin kişinin yaşadığı şehirde, 7.800 meyve bahçesinden ve yedi kayısı çeşidinden bahsetmektedir. Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde kayısıdan; “Kırmızı, sarı, müşmüş, beyaz, bey, sulu ve etli adlarında yedi çeşit sulu kayısı olur ki, bağdan şehre seleler ile güçlükle getirilir. Biraz incinse suyu kalmaz. Her bir kayısı kırk-elli dirhem gelir. Çokluğundan pestil yapılıp yüklerle diyâr diyâr taşınır.” diye bahseder. Kükürtleme ile birlikte kayısının hem depolanma süresi, hem de albenisi artmıştır. Ülkemizi bir ağ gibi saran demiryolunun Malatya’ya gelmesiyle birlikte, kayısının ekonomik önemi de artmaya başlamıştır. Günümüzde hâlen kayısının büyük bir kısmı ‘islim’ olarak da adlandırılan kükürtleme ile kurutulduktan sonra,  iç ve dış piyasalara sunulmaktadır.              Dünya yaş kayısı üretiminin beşte birini gerçekleştiren Türkiye, bu hususta dünyada lider konumdadır.

    http://www.newsmalatya.com/haber_img/kayisi_2836968598.jpg

     

     

    Kayısının kullanıldığı yerler 
    Dünyada ve ülkemizde yaş kayısı tüketimi, oldukça yüksektir. Ancak, hasat döneminin kısa olması ve taze kayısının çabuk bozulması sebebiyle, kayısının kurutularak veya işlenerek değerlendirilmesi gerekmektedir. Dünya kayısı üretiminin   % 20-25’lik kısmı kurutularak,    geri kalan kısmı ise, işlenerek değerlendirilmektedir. Kayısının yaş ve kuru tüketiminin yanında birçok değişik kullanımı da bulunmaktadır. Kayısı çekirdeklerinin tatlı olanları çerez olarak tüketilmekte, acı olanları ise kozmetik ve ilâç sanayiinde hammadde olarak kullanılmaktadır. Ayrıca kayısı çekirdeğinin tohum ve kabuğundan badem yağı, yemeklik yağ, benzaldehit (aroma esansı), furfural, aktif karbon, amigdalin ve hidrosiyanik asit elde edilmektedir. Kayısının gövdesi, dalları ve çekirdek kabukları yakacak olarak kullanılmakta, ağacının yaş ve kuru yaprakları da hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir.
    http://site.mynet.com/dogugirisim/mynet_resimlerim/kayisi.jpg
     
    Kayısının insan sağlığı bakımından önemi                                               
    pH’ı 3-4 arasında değişen taze kayısı; dokuz farklı şeker, on sekiz serbest aminoasit, zengin A vitamini ve betakaroten, yüksek miktarda potasyum ve demir elementi ihtiva eden bir yapıda yaratılmıştır. Çağla döneminde yüksek olan C vitamini (50-60 mg/kg), meyvenin olgunlaşması ile birlikte azalmaktadır (30-50 mg/kg). Yaş ve kuru kayısıya insan sağlığına faydalı birçok özellik konulmuştur. Insan vücudunun günlük enerji ve protein ihtiyacının karşılanmasında çok az katkısı olmasına rağmen, yaş kayısı, mineral maddelerden potasyum ve betakaroten maddesi bakımından çok zengin kılınmıştır. A vitamininin ön maddesi olan betakaroten; vücudu ve organları saran epitel dokusu, göz sağlığı, kemik, diş gelişimi ve endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. Bir kayısının rengi ne kadar canlıysa, içindeki betakaroten oranı o kadar yüksektir. Kayısı, sağlığın dengeli bir şekilde devamına ve hastalık oluşmasını engellemeye vesile olacak mahiyette yaratılmıştır. Kayısıda bulunan A vitaminine, üreme ve büyümede; enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasında önemli roller verilmiştir. Diğer taraftan A vitaminine, normal vücut hücrelerinin kanserli hücreye dönüşmesinin başlıca sorumlusu olan aktif karsinojenlerden tekli oksijen radikallerinin oluşmasını önleme veya oluştuktan sonra etkisiz hâle getirme özelliği verilmiştir. Ayrıca, A vitamini hücrelerin direncinin artmasına vesile olarak, kansere karşı koruyuculuk vazifesi de yapmaktadır. Bu sayede, serbest radikallerin oluşumu ve hücre ölümüne sebep olan protein ve yağ asitlerinin  bozulma reaksiyonlarının önlenmesi sağlanmaktadır.
     
     
    "http://ticaret.mynet.com/images/Lelmas441979kayisi2.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.
     
     
    Kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin yaratılmış olmasından dolayı; kalb yetmezliği, böbrek hastalıkları, hepatit, siroz tedavisinde ve kalb kaslarının kuvvetlenerek düzenli çalışmasında olumlu tesirinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, kayısının ihtiva ettiği magnezyum ve kalsiyum gırtlak yanmalarının önlenmesine vesile olur. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfür dioksitin, astım gibi alerjilere iyi geldiği tespit edilmiştir.
    Kuru kayısının beslenme ve sağlık açısından diğer önemli bir hususiyeti de, lifli gıda olmasıdır. Kuru kayısının 100 gramında yaklaşık 24 gram lif bulunur. Yetişkin bir insanın günlük lif ihtiyacı ise 25 gramdır. Diyetle alınan bu lifler, sindirim sistemimizde salgılanan enzimler tarafından hidrolizlenemeyen polisakkarit ve lignin gibi bileşiklerden oluşmaktadır. Bu lif; irritabl kolon sendromu, kroner kalb hastalıkları, kolon kanseri, diş ve şeker hastalığı, apandisit, kabızlık, hemoroid, ve şişmanlık gibi rahatsızlıkların ortaya çıkma riskini azaltmaya ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olacak şekilde yaratılmıştır.
    http://www.loadtr.com/b-15563-kay%C4%B1s%C4%B1.jpg
     
     
     
    İnsan vücudunu mükemmel bir şekilde Yaratan, vücudun ihtiyacı olan gıdaları da en mükemmel şekilde yaratmış ve insanlığın hizmetine sunmuştur
     

    Tarih: 20:29, 20/2/2008 Kategori: meyve ile sifa
    Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

    <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->